- Hande ile Demet’in bu fotoğrafını ben çektim. İlk barıştıkları zamanlar-daydı… Dümdüz beyaz fonda fotoğraf çekmek çok saçma benim için. ‘Ne yapalım’ dediler. ‘Dövün birbirinizi’ dedim.
- Hande’ye kefil olurum 15 yıllık arkadaşım. Demet de arkadaşım ama Demet’e kefil olamam. O kadar tanımıyorum.
- Hande hep ‘dediğim dediktir’ bu zamana kadara zeytin dalını hep Demet uzattı. Anladığım kadarıyla iki taraf da para kaybetmek istemiyor.
- Anlaşamıyorsunuz, uzatmayın abi. Böyle kalın. Hülya Avşar’ın ‘sanat dünyasından dost olmaz’ demişti. Çok doğru.
- Hande kinci biri değildir, Demet de değil. Ama ayarları yok. Çok medya önünde oldukları için pire deve yapılıyor. Onlar sıradan iki insan olsalardı çok iyi iki dost olurlardı.

- Ben de çok zor zamanlar geçirdim. 2 kere öldüm ben. Kalbim durdu. Elektro şok ile hayata döndürdüler.
- Cihangir’de 6. Katta oturuyordum. 3 kat düşmüşüm. Ve beni 3 saat sonra bulmuşlar.
- Yönetici buluyor beni. Ambulansla hastaneye götürüyorlar. Ambulansta kalbim durmuş, çalıştırmışlar. Hastanede bir kez daha durmuş.
- Ben hayatımda bunalıma girmedim.
- İntihar edecek olsam 6. Kat varken, merdivenden mi intihar ederim?
- Ben halktan geliyorum. Televizyona çıkınca ‘halk’ demiyorum. İzleyici diyorum. Şöhret benim umurumda değil.