Yarattığı distopik evrende teknolojik ilerlemenin kötücül duygularla birleştiğinde varabileceği noktanın çarpıcı bir tasvirini yapan “Luna”, B. Buğra Gülsoy’un kaleminden okurlarıyla buluşuyor.
Oyunculuktaki başarısına akıcı diliyle kaleme aldığı kitaplarla yazarlığı da ekleyen Buğra Gülsoy, yeni kitabı “Luna”da insanlığı bekleyen karanlık günlerle ilgili distopik bir anlatıma yer veriyor. Akılla yapılan medeniyet tasarımına yönelik sorgulamaların da yapıldığı kitapta, Buğra Gülsoy, polisiye ile fantastik edebiyatın unsurlarını ustaca harmanlıyor.
Soluk soluğa hikâyesiyle okurlarına distopik bir evrenin kapılarını açan “Luna”, polis memuru Âdem’in yaşadıkları üzerinden ilerliyor. Buğra Gülsoy, doğru ve gerçek kabul edilenleri sorgulayıp, okuru da yarattığı soru işaretleriyle sarmalarken eleştirel bir bakış kazandırmayı amaçlıyor.
Heyecan ve macera dolu kurgusuna özenli kelime seçimlerini de ekleyen Buğra Gülsoy’ın yeni romanı İnkılâp Kitabevietiketiyle raflardaki yerini aldı. “Luna” bittiğinde ise ardında şu soruyu bırakıyor: “İnsanlık olarak nasıl bir lanetin pençesine düşmüştük, nasıl bir kefaretin bedelini ödüyorduk ki çırpınması asla bitmeyecek sonsuz bir eziyete dönüşmüştü hayatlarımız?”
