Güney Amerika kıtasında, Şili ve Arjantin’in güneyinde kalan bölgeye verilen ‘Patagonya’ adının nereden geldiği hakkında çeşitli rivayetler var. En yaygın rivayete göre; Portekizli kâşif Macellan 1520 yılında bu kıyılara ilk vardığında, burada yaşayan uzun boylu yerlilerin hayvan derilerinden yaptıkları ve ayaklarını olduğundan çok daha büyük gösteren çarıklarını görünce bu halkı, İspanyolcada ayak anlamına gelen ‘pata’ sözcüğünden yola çıkarak ‘patagon’ diye isimlendirdi; yaşadıkları bölgeye ise Patagonya dendi.


Macellan’ın izleri bu kadarla sınırlı değil: Ünlü kâşifin kıtanın uç noktalarına kadar gittiği ve Cape Horn denen burundan geçmeden batıya yönelerek Güney Denizi’ne girdiği boğaza, günümüzde Macellan Boğazı deniyor. Büyük Okyanus’un ‘Pasifik’ (sakin) olarak adlandırılmasında da yine kâşifin bu yolculuğun etkisinden söz etmek mümkün.


Bölgenin ünlü misafirlerinden bir diğeri ise Charles Darwin. 1831 yılının sonunda Beagle adlı bir gemiyle bölgeye gelen Darwin’in, Patagonya ve çevresindeki adalarda beş yıl sürdürdüğü inceleme gezisi ve karşısına çıkan çok sayıda canlı türü, bilim dünyasına damga vuran ‘Evrim Teorisi’nin de temellerini oluşturmuş.


3 ülkeye yayılan Dünyanın Sonuna Yolculuk programında, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nden iki yer bulunuyor: İlki, Arjantin’le Brezilya sınırında yer alan ve 60 ila 80 metreden dökülen suları ile benzersiz bir manzara sunan Iguassu Çavlanı. Brezilya tarafı, çavlanı besleyen nehirlerin panoramik bir görüntüsünü verirken şelalelerin çok büyük bir bölümü ise Arjantin tarafında bulunuyor.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki duraklardan bir diğeri ise Los Glaciares Ulusal Parkı. Arjantin’in ikinci büyük parkı olan bu buzul parkı, 660 bin hektarlık bir alanı kaplıyor. Dünya üzerinde hareket eden tek buzul olan Moreno Buzulu’na da evsahipliği yapan park, Iguassu Çavlanı ile birlikte, Güney Amerika’nın en çarpıcı doğal alanlarından biri.


Dünyanın en ilgi çekici bölgelerinden olan Ateş Toprakları (Tierra del Fuego), yerlilerin yaktığı ateşler nedeniyle bu adı almış. Kuzeyde Macellan Boğazı, doğuda Atlantik Okyanusu ve güneyde Beagle Kanalı ile çevrili birçok adadan oluşan Ateş Toprakları, okyanusun dibine kadar inen buzulları ile doyumsuz manzaralar sunuyor.

Bilgiler için FestTravel'e teşekkürlerimizle...