Reklam
Temiz Magazin
25 Eylül 2020

27 yıllık tecrübesiyle Seyhan ERDAĞ yönetiminde sadece Temiz Magazin!

Halit Ergenç'in özrü... Kaan Yıldırım'ın maskeleri... SEYHAN ERDAĞ YAZDI...

Gündem
19 Ağustos 2020
Halit Ergenç'in özrü... Kaan Yıldırım'ın maskeleri... SEYHAN ERDAĞ YAZDI...

Sanatına, kişiliğine fanatik derecede hayranımdır...

Çok severim...

Duruşu, bakışı, tarzı, tavrı benim için özeldir, güzel ailesi ise çok daha fazla benim için özeldir... 

Halit Ergenç... 

Yazıma başlarken içimden "sevgimi nasıl kelimelere dökeceğim ki" diye geçti... 

İşte bu kadar sevdiğim için çok kırıldım. 

Kırgınım Halit Ergenç'e... 

Çok duygusalımdır, tanıyanlar bilirler; laf olsun diye değil, çok kırgınım... 

Ozan Güven & Deniz Bulutsuz olayında "Mutlaka adalet yerini bulacaktır. Öyle bir karaktere sahip olduğuna hiç şahit olmadım. Mutlaka orada bir şey olmuştur. Ben buradan alnının akıyla çıkacağını düşünüyorum" dediği için... 

Diyemez çünkü... 

Bir kadının vücudunun her yerinin morardığı, bir erkeğin de darp raporu aldığı bir olayda "Ben buradan alnının akıyla çıkacağını düşünüyorum" diyerek bir tarafın yanında olunmaz... 

Hele bunu gazeteci değil, "kadın" olduğum için yazıyorum, "Halit Ergenç diyemez!"

"Öyle bir karaktere sahip olduğuna hiç şahit olmadım" a ayrı takıldım. 

Bizler arkadaşlarımızın, dostlarımızın "sevgilileriyle, eşleriyle" 4 duvar arasında ya da yatak odalarında başbaşa kaldıklarında nasıl bir karaktere dönüştüklerini biliyor muyuz? 

Arkadaşlarımızla, dostlarımızla yemek masasından kalktıktan sonra "mahrem" durumlarında ne yaptıklarını, hangi kimliğe büründüklerini, fantazilerini, arzularını, duygularını biliyor muyuz? 

Hiç bu mevzuulara girmeyeyim, yani 4 duvar arasına... Girersem çıkamam...

Çok kırgınım Halit Ergenç'e... 

O yüzden paylaştığı özür cümleleri beni daha çok üzdü. 

Asıl duygularının ilk duygularını olduğunu düşünüyorum ne yazık ki... 

Twitter'da Hande Kuday adlı bir hanımefendinin yorumunu okudum, diyor ki: "Bu büyük hayal kırıklığımın müsebbibi Halit Ergenç değil, benmişim demek ki... Kendisine kaldıramayacağı anlamlar yüklemişim, dümdüz erkekmiş oysa"

Gözlerim doldu okurken... 

Çok fazla katıldım bu duygusal cümlelere... 

Kendimi hayal kırıklığına uğrattığım için, kendime; Seyhan'a çok kırgınım...

Yazacaklarım bu kadar... 

 

 

KAAN YILDIRIM'IN VİRÜS MASKELERİ... 

Hadise'yle yaşadığı aşk nedeniyle, bütün gözler üzerinde malum...

Oyuncu Kaan Yıldırım. 

Sabah bir bülten aldım. 

Kaan Yıldırım, maske işine girmiş. Bildiğiniz virüs maskesi. 

Babası Hakan Bey, zaten medikal üretim yapan bir firmanın sahibi ama, Kaan Yıldırım bu virüs işinde arkadaşıyla ortaklık yapmış. Bilgin Grup'la ortak olmuş. Ünlü yüz de kendisi olduğu için maskelerin tanıtımı da  Kaan Yıldırım üzerinden gerçekleşiyor...  

Kaan Yıldırım cephesinden medya ile paylaşılan bültende diyorlar ki  "Yıldırım’ın ortaklarından olduğu ProCare Maske’nin pandemi döneminde satışa çıkan ürünlerinden elde edilecek gelirin bir kısmı, kadına yönelik şiddet ile mücadele eden Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’na bağışlanacak"

Sahte ödül törenlerini (onu da yazacağım sonra), sahte bağışları çok iyi bildiğim için, bültene yanıt yazarak "Maskelerin reklamı için güzel bir yöntem. Ne kadar bağış yaptığını da bekliyoruz... Haberi de bu şekilde yaptıracağım. Zira bu yardım yapılan kurum isimleri hep geçiyor geçiyor ama, sonuçta hiçbir şey görmüyoruz" dedim. 

Sağolsun, Sinem Hanım hızlıca döndü ve beni çok mutlu eden bir açıklama yaptı: "Seyhan Hanım, 4 aylık bir anlaşma yapıldı Mor Çatı Kadın Sığınağı ile, yani onların haberi olmayan bir yardım işine girilmedi, önden 150 adet de maske gönderdik, Vakıf'tan da teyit edebilirsiniz" dedi.

Yani 4 ay boyunca, Yıldırım Ailesi tarafından Vakıf'a bir ödeme gönderilecek... 

Gerçek yardımları için, bir kadın olarak kendi adıma çok teşekkür ederim.

 r

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler: 
Seyhan Erdağ
Halit Ergenç
Kaan Yıldırım
Hakan Yıldırım
Mor Çatı Kadın Vakfı
Ozan Güven
deniz bulutsuz

Facebook Google plus Instagram Twitter