Romanya'nın Braşov kenti yakınlarında bulunan Bran Kalesi, dünya çapında bir şöhrete sahip. Bu şöhreti Bram Stoker'ın birçok kez beyazperdeye de uyarlanan romanı Drakula'ya borçlu. 15. yüzyılda bölgede hüküm süren Vlad Tepeş ya da nam-ı diğer Kazıklı Voyvoda hem bölge halkına hem de Osmanlı askerlerine korkunç işkenceler uygulamasıyla dehşet verici bir üne sahip olmuştu. Kazıklı Voyvoda'nın yaşadığı Bran Kalesi, sonrasında popüler kültürün ve Romanya turizminin çok önemli bir parçası haline geldi.
Bran Kalesi, ünü Romanya sınırlarını aşan bir şöhrete sahip. Ülkenin orta kesimlerindeki Braşov kentine yakın bir konumda yer alan Bran Kalesi, bugün sahip olduğu görselliği ve etrafındaki doğanın güzelliğiyle adeta masallardan fırlamışçasına bir güzelliği barındırıyor. Ancak tarihsel açıdan bakıldığında durum pek de öyle iç açıcı değil.

Romencesi Catelul Bran, Almancası Törzburg, Macarcası ise Törcsvar olan bu tarihi kalenin geçmişi 13. yüzyıla kadar uzanmakta. Bölgede yaşayan Töton Şövalyeleri, ticaret yolları üzerinde yer alan bu bölgeye ahşap bir kale inşa ederek aslında bugünkü Bran Kalesi'nin de temellerini attı.
14. yüzyılda bölgede hüküm süren Braşov Saksonları tarafından bir taş kale olarak inşa edilen Bran Kalesi, 1442 yılından sonra Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Eflâk ile Boğdan, Romanya adıyla birleşip imparatorluktan ayrılana kadar Osmanlı'ya bağlı yerel yöneticinin ikâmetgâhı olarak kullanılan Bran Kalesi, bu dönemde yaşanılanlardan ötürü günümüzde de dünyanın gündeminde yer bulmaktadır.
Günümüzde Romanya'da sevilen ve bir kahraman olarak görülen 3. Vlad (Vlad Tepeş) ya da daha çok bilinen adıyla Kazıklı Voyvoda, ünlü yazar Bram Stoker'ın klasik hale gelen romanı Kont Drakula'nın da ilham kaynağı olmuştur. Bunun nedeni yüzlerce yıl boyunca Kazıklı Voyvoda hakkında halk arasında anlatılan hikâyelerdir.

OSMANLI ASKERLERİNE İŞKENCE YAPILDI
1456 yılından itibaren voyvodalık yapmaya başlayan 3. Vlad, iktidarda kaldığı süre boyunca hem yerel halka hem de özellikle bölgedeki Osmanlı askerlerine büyük zulümler yapmış, pek çoğunu akla gelmeyecek işkencelerle öldürmüştür. Üstelik bunu yapmadan önce bir süre önce de Osmanlı için farklı cephelerde birlikte savaşmış, başarıları o dönem Osmanlı'nın başkenti olan Edirne'de bile duyulmuştur.