Beni Affet, star TV’de altı sezondur ekrana geliyor. Dizinin başrol oyuncularından Murat Danacı, bu kadar başarılı bir yapımda yer aldığı için şanslı olduğunu söyledi.
Bu kadar uzun soluklu bir işte çalışmak nasıl bir tecrübe?
Aslında büyük bir şans. Bin küsür bölüm oldu. Mesleğimi hakkıyla yaptığım, eğitimimi dibine kadar pratiğe çevirebildiğim bir işten bahsediyoruz. Birçok oyuncunun eline geçmeyecek bir fırsatı yaşıyorum, her gün yeni bir tecrübeyle kendime dönüp eksiğimi tamamlıyorum.

Cüneyt karakteriyle benzer yönleriniz var mı?
Rol yaparken kendimi onun yerine koyduğum oluyor. Altı yıldır, ister istemez etkileniyorsunuz. Ama ‘aynı ben’ diyemem.
Haftanın beş günü, düzenli olarak ekranda olmak nasıl bir duygu?
Sektördeki haftalık dizilerle karşılaştırdığımızda, daha garantili bir işimiz var. Yani memuriyet gibi oyunculuk yapıyoruz. Beş gün boyunca aynı saatte, aynı yerdesiniz. Her gün ekranda olup, izlenmek bizi motive ediyor. İşimize dört elle sarılıp, başka kulvarlardaki yapımların önüne geçme isteğiyle doluyor içimiz.
Rol üzerinize yapıştı mı?
Bu konuda risk görmüyorum, yani içinde bulunduğum projedeki rolümün üzerime yapışmasından hiç korkmadım. Mesleğim bu, oyuncuyum.
Ankara dizisi olması avantaj mı sizce?
Elbette değil ama baktığınız yere göre değişiyor, biz zamanla yarışmıyoruz Ankara’da. İstanbul gibi trafikte can çekişmiyor, daha başka bir huzurla gidiyoruz işimizin başına. Ekip arkadaşlarım ve kıymetli yapımcılarımla
dezavantaj olarak karşımıza çıkan engelleri de avantaja çevirmek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Gerekli özveriyi sergiliyor ve sonuçlarını reytinglerde görüyoruz.
Dışarıdan nasıl tepkiler alıyorsunuz?
Mesleğimin en keyifli ve tatmin edici yanı da bu! Hiç tanımadığınız insanların sizi seviyor, önemsiyor, beğeniyor ve takdir ediyor olması... Bu konuda kendimi çok şanslı hissediyorum. En büyük haz, izleyicilerimizin bana ‘Cüneyt’ yerine ‘Murat’ diye sesleniyor olmaları. Başardığımı hissettirdikleri için hepsine minnettarım.
‘Ekran ve tiyatronun hazzı farklı’
Aynı zamanda tiyatro oyuncususunuz. Yeni bir oyununuz var mı?
Eskişehir Şehir Tiyatroları’da oyuncuyum. En son ‘Tom, Dick ve Harry’ oyununda rol aldım, hâlâ sergilemeye devam ediyoruz. Çok yakında yeni bir oyunun provalarına başlıyoruz.
Sizce tiyatro yapmak mı, ekran önünde olmak mı?
Oyunculuk; popülerlik, para, kariyer, şöhret, alkış, ışıklar, tiyatroda yüzlerce, ekranda milyonlarca insanın pür dikkat seni izlediğini bilmenin getirdiği egosantrik bir iş. Yani zor iş. Kişisel tercihler bu noktada devreye giriyor. Ekranın ve tiyatronun hazzı birbirinden çok farklı. Gönlüm hep tiyatrodan yana. Oynarken beni izleyenlerin gözlerini görmeyi, bittiğinde alkışlarını duymayı, ışıkları ve sesleri hissetmeyi, sanal bir ekrandan reytingleri takip etmeye tercih ediyorum çoğu zaman.
Gelecekle ilgili planlarınız neler?
Ekran önünde olmakla ilgili net çizgileri bulunan herhangi bir proje hayalim yok. Kısmete çok inanırım. Tabii ki, ‘Beni Affet’ten sonra çok sağlam bir kadro ve güçlü bir proje içerisinde bulunmak mesleki kariyerime katkı sağlayacaktır. Ekrandan vazgeçmiş değilim, bununla birlikte, zaten kendimi sağlığım elverdiğince, tatmin edebileceğim bir tiyatro sahnesinde bulunmak istiyorum.
Kaynak:Milliyet