Türkiye’nin lider yerli online video platformu BluTV’nin “hard talk” formatındaki programı ‘40’, bugün üçüncü bölümüyle izleyicilerle buluştu. Başarılı sunucu ve haberci Cansu Canan Özgen, bu sefer zorlu 40 sorusunu gazeteci Nagehan Alçı'ya yöneltti.
Formatı BBO Yapım’a ait olan, yapımcılığını ise Mahperi Altun Uçar ve Şafak Bakkalbaşıoğlu’nun üstlendiği ‘40’, BluTV’de izleyicilerle buluşurken, işte 40'ta öne çıkan soru ve yanıtlar:

RASİM'İN DİL SÜRÇMESİNİN BEDELİNİ AİLECEK ÖDEDİK
Cansu Canan Özgen, Nagehan Alçı'nın eşi Rasim Ozan Kütahyalı'nın söylemleri üzerinden Alçı'ya "Rasim Ozan Kütahyalı bazen haddini aşıyor mu?" sorusunu yöneltti. Alçı: "Olabilir. Özünde iyi biridir Rasim, çok heyecanlı olduğu için dilinin kemiği olmuyor, o da başka yerlere gidebiliyor, bunu kendisine hep söylüyorum. O da çok çekiyor. Mesela bu ilk olay, biz Boşnak kardeşlerimizi hakikaten çok severiz. Hele Rasim, özel olarak ilgisi de var Boşnak tarihine... Saraybosna'yı bizzat sokak sokak gezdirmiştir, çok büyük bir talihsizlikti. Tabii ki tamamen kendi hatası, ama hiçbir zaman bilinçli yapılmış bir şey değil. Programın hararetinde o an düşünmeden ağzından çıkmış, ben programda öyle bir şey olduğunu ertesi gün öğlen saatlerine kadar bilmiyordum. Biz Rasim'in bu tamamen kasıtsız bir şekilde, anlık dil sürçmesinin bedelini de ailecek çok ödedik. Çok uzun süre hiçbir yerde çalışamadı, çok büyük hakaretlere maruz kaldık, bütün aile. Allah'tan çocuklar küçüktü. Bunun da hakkaniyetli olmadığı kanaatindeyim. Türkiye'deki o linç kültüründen biz haddiyle, kat be kat nasibini almış bir aileyiz. Yemediğimiz hakaret kalmadı. Ümit Kocasakal'a yönelik yazdıklarına sert karşı çıktım
HER TÜRLÜ YAŞAM TERCİHİNE SAYGI GÖSTERİLMELİ, BİRİNE CİNSEL TERCİHİ ÜZERİNDEN OLUMLU OLUMSUZ ANLAM YÜKLENEMEZ
Eşcinsellerle ilgili de şunu söyleyeyim, ben liberal demokrat olarak her türlü yaşam tercihine saygı gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun bir küfür kullanılmasına da, küfür olarak algılanmasına da çok karşıyım. Birine cinsel tercihi üzerinden olumlu ya da olumsuz bir anlam yüklemenin son derece yanlış olduğu kanaatindeyim.
NAGEHAN ALÇI'NIN YANITINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN.

TÜRKİYE'DE BÜTÜN MAĞDURİYETLER BİTSİN, AHMET ALTAN'IN TUTUKLULUĞU BU YAŞTA MAĞDUR EDİLMESİ YANLIŞ
Cansu Canan Özgen, Nagehan Alçı'ya "Fetö sanıkları için özgürlük isteyen Nagehan Alçı, hapiste ölen balyoz ve ergenekon sanıkları için neden sesini çıkarmadı?" sorusunu yöneltti. Alçı: "Ben bugün cezaevinde olan 28 Şubat davası kapsamında tutuklanan bütün generaller için de özgürlük istedim. Medyada en keskin yazıları da Çetin Doğan için, Çevik Bir için, diğer paşalar için yazdım. Onların da tutukluluğuna itiraz ettim. Büyük acılar çekildi, insanın da bir hayat yolculuğu var. Türkiye'de bir mücadele yapılması gerektiğini düşünüyorum, ama o mücadele bu olmamalıydı, hukuk dışı oldu, bir terör örgütü tarafından içi boşaltıldı ve çok büyük mağduriyetler yaratıldı. Ben bu keskin çıkışları yaptığımda bundan 10 yıl önceydi, toy bir insandım, herhalde yaş almanın getirdiği değişim diyorum. Ben hala öz itibari ile bütün mağduriyetlere karşı çıkıyorum. Ama o gün ilk defa başlayan süreçlerin heyecanıyla zannediyorum o nüansların üzerinde durmadım. Bunların hepsi ayrı ayrı dram. Türkiye'de şu yanlışa düşmememiz lazım. Ergenekon balyoz sanıkları mağdur edildiler, hayatlarını kaybettiler, beter olsun Ahmet Altan beter olsun Nazlı Ilıcak hayır bütün mağduriyetler bitsin. Ben kendi özeleştirimi veriyorum. Ben bugün 28 Şubat'tan tutuklanan yaşları da çok ileri olan generallerin tutukluluğuna itiraz ediyorum. Başından beri medyada Osman Kavala'nın tutukluluğu ile en çok yazmış insan benim.
AHMET ALTAN & NAZLI ILICAK BU ÜLKENİN DEĞERİDİR
Ahmet Altan'ın tutukluluğu da bu yaşta bu kadar mağdur edilmesi de çok yanlış. Siyasi olarak ne kadar kızarsanız kızın, çok kıymetli bir yazardır. Avrupa'da Nobel'e doğru gidiyor Ahmet Altan. Nazlı Ilıcak, biz Nazlı Hanım'la ekranlarda en çok kavga etmiş insan benim. Ama Nazlı Ilıcak da bu ülkenin bir değeridir. Mümtaz'er Türköne'nin çok ciddi hastalıkları vardı, kendisiyle 10 yıl önce bir yerde karşılaşmıştım, hiçbir bağlantım da yok ama ben insanı olarak bir çıkış yapmaya çalıştım. Bugün olsa bu mağduriyetlerle ilgili çok gür şekilde sesimi çıkartırdım. 45 yaşıma yaklaşmamın getirdiği, biraz da Türkiye'nin kısır döngüsünün getirdiği artan hassasiyetle, bazı şeyleri net görüyorum. Türkiye maalesef belli bir döngüyü kıramıyor. Geçmişte Ergenekon Balyoz'la çok mağduriyetler yaratıldı, bakın şimdi Fetö meselesini önemli oranda halletti Türkiye. Askeri vesayetin de belini kırdı, Fetö'nün de. Ama bu demek değil ki Fetö davası altındaki davalar dört dörtlük ilerliyor, bakın onlarla da ilgili çok ciddi mağduriyetler çıkacak. Maalesef Türkiye'de geçmişe yönelik hesap sorma işini hukuk içinde adaletli bir şekilde hak yemeden başaramıyoruz.
BİRBİRİMİZLE KUCAKLAŞMAMIZ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM
O yüzden ben birbirimizle kucaklaşmamız gerektiğini düşünüyorum.
Elbette ki birebir suçların içinde olanlardan hesap sorulacak, ama onun dışında bir helalleşme, bir kucaklaşma döneminin gelmesi gerekiyor. Kemal Kılıçdaroğlu'nun dediği gibi toplumun birbiriyle helalleşmesi gerekiyor" yanıtını verdi.
NAGEHAN ALÇI'NIN YANITINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN.

SEZEN AKSU'YA HAKSIZLIK EDİLDİ, DEVLET, SİYASİ GÖRÜŞÜ NE OLURSA OLSUN BÜTÜN SANATÇILARA KOLLAYICI YAKLAŞMALI
Cansu Canan Özgen, 40 Soru'da Nagehan Alçı'ya "Sezen Aksu'ya haksızlık edildi mi?" diye de sordu. Nagehan Alçı: "Şüphesiz. Sadece Sezen Aksu meselesi olarak görmemek lazım. Son dönemde maalesef dünyada aslında sosyal medyanın yarattığı atmosfer ama, Türkiye'de bundan çok daha fazla toplumun aşırı kutuplaşmış olması, bir anlamda linç etmeyi günlük bir aktivite haline getirdi. Ortak değerimiz olan Sezen Aksu, 2017 yılındaki şarkı sözüyle, ondan önce de Bülent Ersoy, ondan önce başka biri... Aslında toplumdaki gerginliği yansıtan bir linç kültürü bu ve günlük hayatımıza daha çok nüfus eder hale geldi. Çok yanlış ve tehlikeli! Sezen Aksu üzerinden bu tartışmanın da aslında bir ortak değerimiz olan Aksu, hepimiz Sezen Aksu şarkılarıyla büyümüşüzdür. En özellerini söyleyeyim: Masum Değiliz, Sen Ağlama, çocukluğumda dinlediğim şarkılar... Siyasi görüşü ne olursa olsun bu toprakların insanları Sezen Aksu ile büyümüştür. Bu ortak değerleri daha fazla korumamız gerektiğini düşünüyorum. Bülent Ersoy üzerinden yaşanan tartışmada, Bülent Ersoy'a şemsiye tuttu diye Anıtkabir komutanı görevden uzaklaştırıldı, Hakkari'ye gönderildi. Bütün bunlar çok yanlış. Ben devletin siyasi görüşü, duruşu ne olursa olsun bütün sanatçılara aynı şekilde kapsayıcı, kollayıcı yaklaşması gerektiğini düşünüyorum, toplumda da Sezen Aksu gibi değerlerin ortak değer olarak kabul edilmesi gerektiğini düşünüyorum Bu tip tartışmalar hepimizi yıpratıyor ama, Sezen Aksu'dan ziyade toplumdaki aşırı siyah beyazlaşmadan kaynaklandığı kanaatindeyim.