Temiz Magazin
23 Eylül 2019

27 yıllık tecrübesiyle Seyhan ERDAĞ yönetiminde sadece Temiz Magazin!

Seyhan Erdağ yazdı: "Magazin dünyası böyledir! Dostunuz yoktur!"

Gündem
15 Aralık 2018
Seyhan Erdağ yazdı: "Magazin dünyası böyledir! Dostunuz yoktur!"

 

Cuma günü Tv8 ekranlarında Gel Konuşalım Programımızda yayınlanan Gülben Ergen ropörtajı çok izlendi, çok beğenildi, sosyal medyada da yoğun yer buldu. 
Şimdi bakıyorum, "abi" diye hitap ettiğimiz bir gazeteci, ropörtajı alıyor, sitesine koyuyor ama benden bahsetmiyor!
Magazin böyledir! 
Dostunuz yoktur!
Varsa da 1 elin parmaklarını geçmez. 
Dikkat edin 2 el demiyorum 1 el!
Taksiciler, kamyon şoförleri birbirlerine kenetlidirler, birbirlerine arka çıkarlar, ama magazin gazeteciliğinde bu yoktur!
Kaldı ki benim Gülben Ergen röportajımda bana arka çıkacak bir durum da yok. 

Zaten Türkiye'nin en önde kanallarından birinde yayınlanmış... 

Haberi indirmekle uğraşıyorsun, sitene yüklemekle uğraşıyorsun, ama "adının ne olduğunu bilmediğim o duygun" nedeniyle adımı koyamıyorsun. 

O röportajın her karesinden ben varım zaten, o zaman niye video olarak sitene koyuyorsun?

Yıllar önce Show Tv'de çalışırken Hülya Avşar'la olan tartışmada da aynı durum yaşanmıştı. 

Sadece bir konu yazayım, hepsini yazsam eminim sıkılırsınız.

O dönem Magazin Gazetecileri Derneği'nin başında olan gazeteci ve yine "abi" diye hitap ediyorduk, Show Tv'nin kameraları geldiğinde benden yana konuşuyor, kendi internet sitesinde beni yerden yere vuruyor, konuyu tartıştıkları gündüz kuşağı programlarında da halk her şeyi gördüğü için, ortadan konuşmak zorunda kalıyordu. Magazin Gazetecileri Derneği'nin başındaki adam kendi internet sitesinde Hülya Avşar'ın ağzından: "Bu arkadaşınızı dışlayacaksınız, aranıza almayacaksınız!" cümlelerini yazdı yahu! 

Bunları kimse benim kadar duygusuyla bilemez tabii...

Bilse de çok az kişi bilir, bir de yaşayan bilir!

Erkan Özerman'a mikrofon uzatmışlar o dönem, kavgayı sormuşlar. Hiç unutmuyorum; Özerman demiş ki: "Allah magazincilerin eline magazinciyi bile düşürmesin!"

Çünkü o dönem yaşanılanları, gerçek yorumları, magazinciler değil, sadece diğer köşe yazarları yazmıştı...

Sadece köşe yazarları yanımda olmuştu! 

Aklın ve yüreğin almayacağı olaylar bunlar... 

Diyorlar ki "Seyhan kitap yaz"

Ne olur yazarsam, kabul mu edecekler yaptıklarını?

Kim kabul etmiş yaptığını da, bu olayların kahramanları kabul etsinler?

Kitabı yazsan, türlü iftiralarla baş etmek zorunda kalırsın!

Elinde akıllı telefon olan büyük Türk Milleti de, alır telefonunu eline "Ya Seyhan bak sen böyle biriymişsin meğer" diye yazar da yazar... Bir diğeri "o öyle biri değil, kitap yazdığı için bunları yaşıyor" diye arka çıkar, sonra öbürü çıkar ikinci yazana dalar, sonra öbürü çıkar 3. yazana dalar, sonra biri daha çıkar tüm yazana dalar. Şuraya bir kahkaha efekti iyi giderdi :) 

E sen de ağaç kabuğundan çıkmadın, Anan var, Baban var, kardeşin var, ailen var kısacası "ben bu kitabı yazdım ondan böyle oldu" cümleleriyle mi uğraşacaksın?

O yüzden kitap yaz diyenlere hep diyorum ki, "Yazmam. Anılarım benimdir, benimle kalır. Bırak bana yapılanları, en önemlisi benim yaşadıklarımdır. Bana güvenip hayatına alan insanların özellerini kitap yazıp da ifşa edemem. Benim inancıma uymaz."

Konu dağıldı! Dönüyorum en başa!

Magazin böyledir. Dostunuz yoktur!

Olan dostlarınız 1 elin parmaklarını geçmez. 

Bir medya kuruluşunda çalışıyorsan eğer aranırsın, onun dışında arayanlar gerçek dostlarındır.

Bir alışveriş merkezinde, bir etkinlikte "magazin gazetecisi" olarak konuk ağırlamaya kalk, bir radyo programı yap, bir dergide köşe yaz, bir tv programı yap, diğer herkesin programını, işini göklere çıkarırlar, senin haberini yapmazlar. 

Nedenlerini, niçinlerini yazmayacağım! Konu çok uzar!

Senin iyi ve başarılı olmanı istemezler diyeyim anlayan anlasın!

O yüzden pilates yapanlar, spor yapanlar, diyet yaptıranlar hep gündemdedir. 

Bunlardan bir tanesini bir magazin gazetecisi yapsın, kendi instagram sayfasından ileri gidemez!

Kendi internet sitem olmasına rağmen, burayı hiçbir zaman "silah" olarak "tabanca" olarak kullanmadım. 

Kullanmam!

Ayıptır günahtır. Benim inançlarımla uyuşmaz.

25 yıldır çalıştığım medya kurumlarına da uymaz internet sitemi silah olarak kullanmam. 

Çünkü Seyhan Erdağ, önce çalıştığı kurumu temsil eder.

Bu herkes için böyledir. Gazeteci "Ben Show Tv'den, ben Kanal D'den, ben Tv8'den arıyorum" diyerek söze girer... 

Bu yazımda da herhangi bir silah, tabanca yok!

Benim lanet olası duygusallığım var sadece.

Bir türlü kurtulamadığım, bir türlü değiştiremediğim, bitiremediğim duygusallığım... 

Birine "abi" diyorsan eğer, o da sana "abiliğin" hakkını verebilmeli!

Ben böyle büyütüldüm, böyle yaşadım, böyle de bilirim. 

"Her insan çocukluğu kadardır"

SEYHAN ERDAĞ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler: 
Seyhan Erdağ
Gülben Ergen
gazeteci

Facebook Google plus Instagram Twitter