Sanatçı, Üsküdar’daki Şakirin Camisi’nde öğle namazını müteakip kılınacan cenaze namazının ardından Kanlıca Mezarlığı’na defnedildi.

YILMAZ KÖKSAL KİMDİR?
1939’da Kırşehir’de doğan Yılmaz Köksal, Yeşilçam’a 1965 yılında yönetmen Tunç Başaran’ın Orhan Kemal’in eserinden uyarladığı “Murtaza” filmiyle adım attı. Köksal, uzun süre yardımcı rollerde görev aldıktan sonra 1970’te Çetin İnanç’ın yönettiği “Çeko” filmiyle büyük ün kazandı. Çok sayıda dizi ve sinema filminde rol alan Köksal, evli ve iki çocuk babasıydı.

DOSTLARI NE DEDİ?
En değerli dostumu kaybettim!
Cüneyt Arkın: Yılmaz, Malkoçoğlu’nun savaş arkadaşıydı. Çok güzel ata biner, düşmanın üstüne fırtına gibi giderdi. Sette herkesten çok çalışırdı. Sahne hareketliyse mekânı ona göre düzenler, yeri geldiğinde bir set işçisi gibi çalışırdı. Çok çalıştı, çok çaba harcadı. Emeğinin karşılığını da aldı, başrolde oynadı. Değerli bir sinema emekçisiydi. Türk sineması için çok büyük bir kayıp. Sanki bir düşmana hücum etmişim de, o sırada yanımdaki en değerli dostumu kaybetmişim gibi hissediyorum.

Çocuk gibi heyecanlıydı
Zafer Algöz: Yılmaz Abi’yle “Yahşi Batı” filminde çalışmıştık. 70 yaşındaydı o zaman. Çocuk gibi heyecanlı ve mutluydu. Kovboy oynayacağım diye evden kendi kovboy tabancalarını getirmişti. Çevik, atletik ve sporcu bir aktördü. Filmde at binen oyunculara binicilik dersi verilirken birdenbire kimsenin yardımı olmadan uçar gibi ata binmiş ve dörtnala kaybolmuştu ufukta. Zamanında aksiyon filmlerine geçiş yapan Cüneyt Arkın’a at binmeyi, kılıç kullanmayı, taklalar atmayı da o öğretmiş. Ama bunu bize anlatırken “Aman çocuklar aramızda kalsın, Cüneyt Abim belki yanlış anlar” diye tembih etmişti. Ölümüne çok üzüldüm. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.

Çok iyi arkadaştı
Türkan Şoray: Türk sinemasının en sevilen karakterlerinden biriydi. Çok iyi bir arkadaş, çok iyi bir oyuncuydu. Hepimizin başı sağ olsun.
Yaprak dökümü
Ediz Hun: Birkaç filmde beraber oynamıştık. Son derece sempatik, başarılı bir sanatçı, kıymetli bir aktördü. Yaprak dökümü gibi yaş ilerledikçe gidiyoruz. Çok üzüldüm. Allah rahmet eylesin.
Sen de mi Yılmaz Abi
Selda Alkor: Öğrendiğimde çok üzüldüm. “Sen de mi Yılmaz Abi, sen de mi bizi bırakıp gittin?” dedim... Beraber yürüyeceğimiz daha çok yolumuz vardı. Sevdiğimiz bir büyüğümüzdü. Çok iyi bir aile babası ve eşti. İçimiz yanıyor. Allah gani gani rahmet eylesin.

Herkesle iyi geçinirdi
Kadir İnanır: Çok sevdiğim bir arkadaşımdı. İyi gönüllü bir insandı. Kimseyle sorunu olmayan, herkesle iyi geçinen, aynı zamanda da çok saygı gören bir arkadaşımızdı. Ailesine ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum.
Kaynak: www.hurriyet.com.tr